SURİYE’DE YARALAR KANAMAYA DEVAM EDİYOR!

 

 

Ümmet adeta yaralı bir ceylan ve sürekli kan kaybetmeye devam ediyor. Yaralarımızı sarıp diğer yaralarımıza yöneldiğimizde unuttuğumuz o diğer yaralar iyileşemiyor; yalnızca yarası derinleşmiyor ama kanamaya devam ediyor Suriye gibi!!

Biz zannediyoruz ki;

Artık savaş bitti, huzur ve sükunet ile ülkelerine döndüler ve refah içinde yaşıyorlar. Hayır! Öyle değil! Bu gerçeği tüm dünyaya duyurmak için tekrar tekrar Suriye’ye gittik, gitmeye devam edeceğiz!

 

Eskinin tarih kokan sokakları şimdi viran! Yıkılmış, kurşun delikleriyle dolu harabeler, o coğrafyadaki kardeşlerimizin ne denli yaralı, ne denli mazlum ve yorgun olduklarının fragmanını bile yansıtamıyor. Bir yandan yokluk, bir yandan o harabe arasında karın tokluğu için verilen mücadeleler, bir yandan serseri çetelerin bitmek bilmeyen ihtiras ve savaşları!.. Savaşın bedelini ödemek zorunda kalan kundaktaki bebeler, kolu bacağı olmadan topluma ayak uydurmaya çalışan çocuklar, çocuklarıyla dul kalan kadınlar, çaresiz kalmış dedeler,  çalışamayacak durumda kalmış babalar, topluma kabul edilmeyen, iffetsizlikle suçlanıp namus davası güdülen zindan mahkumu ve mağduru kadınların topluma kabul edilme çabaları… Suriye 1000 parça olmuş ve her parçanın altına 1000 parça acı saklanmış!..

 

 

Şehrin yıkıntıları arasında başını sokacak çatı bulamayan, vaktiyle kiracı olan veya evleri tamamen harabeye dönen kardeşlerimiz hala çadır kentlerde zorlu kış şartlarıyla mücadele etmektedir. Temiz su, gıda, ısınma, barınma gibi bir çok ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Günlük yevmiyeli işlerde karın tokluğuna çalışarak geçinmeye çalışıyorlar. 2025 yılının Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerimizden diğeri de çadır kentlere olan ziyaretlerimiz oldu.

 

 

Yetim kalan yüreklerin yanı sıra tüm dünyanın çeşitli kötü emelleri için arzu ettiği kimsesiz, yetim ve öksüz yavrularımız ümmetin emanetleri! Onları korumak, barınma, yeme, içme, sağlık ve eğitim gibi ihtiyaçlarını karşılamak için kurduğumuz yetimhanemize ziyaret gerçekleştirdik. İkbal Gürpınar ve dernek başkanımız Lütfiye Aydın Bike hanımefendilerin aracılığıyla gönderdiğiniz kıymetli hediyeleri, erzak ve giysileri kendilerine bizzat ulaştırdık. Yetimlerimizle çok kıymetli vakitler geçirdik.

 

 

Sonraki durağımız ise ismi bilinmeyen, yeri unutulmuş, koridorları zulüm kokan köşeleri örümcek ağı bağlamış parmaklıklar ardında türlü işkencelere maruz bırakılan hanım kardeşlerimize oldu. “AHİRET KARDEŞİM OLUR MUSUN?” projemiz kapsamında sizlerden gelen emanetleri elden teslim etmek, gıda kolilerini teslim etmek, ihtiyaçlarını ve dertlerini dinlemek ve onlara bir nebze de olsa umut olmak için yanlarındaydık. Yüzlerindeki buruk tebessümleri yakından gördük. Desteklerinizden dolayı siz kıymetli destekçilerimize olan minnetlerini ve selamlarını getirmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz.

 

 

İnsanların ihtiyaçlarını tespit etmek ve yapabileceğimiz çalışmalar için viran olmuş Suriye sokaklarında dolaşırken derme çatma bir bakkalın işletmesini yapan hanım kardeşimizle karşılaştık. Veresiye defterleri o kadar kalındı ki; ne yeni mal alacak parası kalmış, ne de veresiye ürün vermemeye gönlü razı değil..

Osmanlı döneminde bakkal ve manav gibi esnafların veresiye defteri olarak kullanılan deftere Zimem denirdi. Ramazan ayında hayırseverler, bu defterlerden rastgele sayfalar seçerek borçları öderdi. Bu yardım, borçlunun kim olduğunu bilmeden yapılırdı, böylece yardım eden de edilen de birbirini tanımazdı. Suriye’de bu alandaki ihtiyacın fazla olduğunu tespit ettik ve çalışmalarımızı derinleştirerek bir Osmanlı geleneği olan “ZİMEM (VERESİYE) DEFTERİ” projesini yeniden hayata taşıdık. Ramazan boyunca küçük esnafların veresiye defterlerini satın almak için gerekli çalışmalarımızı yaptık. Sizlerin destekleriyle çok daha fazla kişiye umut olmak için büyük bir özveri ile çalışmalarımız devam edecektir.

 

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(https://ayed.org.tr/wp-content/uploads/2021/03/ayed-ust-menu.jpg);background-size: cover;background-position: center center;background-attachment: scroll;background-repeat: no-repeat;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 420px;}#main-content .dfd-content-wrap {margin: 0px;} #main-content .dfd-content-wrap > article {padding: 0px;}@media only screen and (min-width: 1101px) {#layout.dfd-portfolio-loop > .row.full-width > .blog-section.no-sidebars,#layout.dfd-gallery-loop > .row.full-width > .blog-section.no-sidebars {padding: 0 0px;}#layout.dfd-portfolio-loop > .row.full-width > .blog-section.no-sidebars > #main-content > .dfd-content-wrap:first-child,#layout.dfd-gallery-loop > .row.full-width > .blog-section.no-sidebars > #main-content > .dfd-content-wrap:first-child {border-top: 0px solid transparent; border-bottom: 0px solid transparent;}#layout.dfd-portfolio-loop > .row.full-width #right-sidebar,#layout.dfd-gallery-loop > .row.full-width #right-sidebar {padding-top: 0px;padding-bottom: 0px;}#layout.dfd-portfolio-loop > .row.full-width > .blog-section.no-sidebars .sort-panel,#layout.dfd-gallery-loop > .row.full-width > .blog-section.no-sidebars .sort-panel {margin-left: -0px;margin-right: -0px;}}#layout .dfd-content-wrap.layout-side-image,#layout > .row.full-width .dfd-content-wrap.layout-side-image {margin-left: 0;margin-right: 0;}